5- KULÜP İLE OLANLAR


Türkiye'ye döndükten sonra burada neler oldu?

Hâlâ inkar evresinde iken karşıma Yudosk'un aynı kulüp görevlisi ve aynı yerel rehber ile tekrar Balkan rotası yapacağını gördüm, Eylül'dü.(2025) O an ne kadar korktuğumu ifade edebileceğim bir kelime yok! Gruptan olayı paylaştığım kadınlardan biri aracılığıyla (en başta kulübün adına leke gelmesini istemiyoruz denilerek- ben de buna bir itirazım olmadığını söyleyerek) yönetim kurulundan Alpay Girit ile konuşturuldum. Kendisi oldukça anlayışlı hatta üzgün yaklaştı, başta bana destek olduğunu zannettim. Kastettiğim tek destek bu rehberle ilişkilerinin kesilmesiydi, kulüpten maddi veya manevi bir destek talebim hiç olmadı. Bana dedi ki: "İstatistiklere göre birilerinin kansere yakalanması gerekiyor, yakalanıyorlar ve istatistiki olarak birilerinin de cinsel saldırıya maruz kalması gerekiyor." 

O sırada Travma Sonrası Stres Bozukluğu'nun ilk, en zorlu safhalarından birinde olduğumdan başta bunun ne anlama geldiğini anlayamadım. Aynı olay anında ve olay sonrasında aylarca yaşadığım kafa karışıklığı gibi. Şimdi düşünüyorum da, ben bu insanlarla aynı dünya üzerinde yaşıyorum.  Bazen durup bunu düşünüyorum ve tekrar tekrar dehşete düşüyorum.

Alpay bey Harun'la konuştuğunu ve etkinliğin katılımcı sayısı yeterli olmadığından turun iptal edildiğini iletti. Sayı tutmadığı için iptal edilmişti..Ama sevindim, bu benim için yeterli oldu; ülkemden başka kadınlar aynı yere aynı kişinin ellerine yeni kurbanlıklar gibi götürülmeyeceklerdi.

Tek bir şey istedim: ''Sosyal medyada(instagramda) bu kişi ile takipleşmeyi bırakın, bu benim onurumu incitiyor'' Alpay bey ''ilettim'' diye mesaj attı. Yönetim kurulu başkanı İsmail Kılınç ile konuştuğunu söyledi. Benimle birdaha iletişim kurulmadı.

Yudosk ve Saimir Kalbaj İnstagram'da hâlâ arkadaşlar. 

Olaydan Alpay bey aracılığıyla haberi olan etkinlik organizatörümüz ve 8 gün beraber yürüdüğümüz  beni hiç aramadı.

Yudosk'un bu sene de Balkan Zirveleri turu var, 19.09.2026 tarihinde. Geçen seneki turda aramızda olan Yudosk yönetim kurulu üyesi Giray Şenay tarafından düzenleniyor. Giray'ın da bu olaydan haberdar olduğunu tahmin ediyorum. (Edit: Blog tarafınızdan okunmaya başlanınca etkinlik siteden kayboldu)

30 TEMMUZ 2026 : Bloğun sizler tarafından okunup yankı bulmasıyla YUDOSK instagram hesabı bugün Saimir Kalbaj'la takipleşmeyi bıraktı. Bunu talep ettiğim tarih 30 Eylül 2025'ti.

31 TEMMUZ 2026 : Kendini Avukat Buket Gülay olarak tanıtan bir numara Whatsapp yoluyla, bloğu kaldırmazsam dava edileceğime dair uzun bir mesaj yolladı. 

8 AĞUSTOS 2026: Tanımadığım bir numara akşam saatlerinde ısrarla aradı. Dördüncüde açtım, Yudosk Başkanı İsmail olarak tanıttı kendini. Yüksek bir sesle beni dava edeceklerini söyledi. Beni dinleyecek misiniz, dedim, beni aradığınıza göre? Amacım kadınların doğa sporlarına katılımını olabilecek en güvenli hale getirmek. Dinlemeden yüksek sesle konuşmaya devam ettiği için telefonu kapatıp numarayı engelledim. Aynı anda Whatsapp'tan yine Av. Buket Gülay imzasıyla yasal süreci başlatacağız diye mesaj geldi... 

BİR KEZ SÖYLEYİNCE ANLAMIŞTIM HALBUKİ: Ben bir Yudosk turu katılımcısıydım, ben bu turda cinsel saldırıya uğradım, hikayemi kadınlarla paylaşıyorum, bunun için Yudosk kulübü adına bir kadın avukat tarafından dava edileceğim.

DOĞRU ANLAMIŞ MIYIM?

Anlamadığım şey - madem bloğu görünce Kalbaj'la arkadaşlığı apar topar kaldıracaklardı, neden geçen sene eylülde söylediğimde kadırmadılar? Eğer yanlış yaptıklarını şimdi farkederek kaldırdılarsa, neden benden bunun için özür dileyip tacize karşı bizimle beraber çalışmak yerine neden zaten bu mücadeleyi vermekte olan beni düşman belleyip aramalarla mesajlarla korkutmaya çalışıyorlar? Özürlerini kabul edip el ele vermeye razı olduğum halde - amacımıza hizmet edecekse egomu arka plana atmaya da hazırdım.- Hadi yönetim kurullarındaki erkekler bir yana, kadınlar, bana mesaj atan avukat hanım mesela.. neden mücadelemize omuz vermek yerine erkeklere uyuyorlar? Bundan sonra asla taciz-tecavüz olmaması, olanların cezalandırılması, kadınların dağlarda daha güvenli gezebilecek olması bu kişileri rahatsız mı ediyor? NEDEN?

Balkan dağlarında bu blog ve aylarca verdiğim emek sayesinde bir kadın düşmanı eksildi! Benimle omuz omuza mücadele yürüten Arnavut kadın ve erkekler sayesinde. Beraber yürüdüğüm kulübün sayesinde değil. Ben TEK BAŞIMA düştüğüm yerde ayağa kalktıktan, kalemi elime aldıktan, bu mücadeleyi verdikten sonra beni dava etmekle korkutmaya çalışarak kişiliğime değil, emeğime değil.. cesaretime bari hakaret etmeyin.

Bunu asla anlayamayacağım.


(Ben anlatmaya devam edeceğim, okumaya devam etmek isterseniz. E-posta adresim bir sonraki sayfada. Güvenle kalın.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2- THE DISCLOSURE + The Letter

1- AÇIKLAMA

3- THE LETTER